Termal Kaplıcaları ve Atatürk Köşkleri
Antik Pythia Therma'nın devamı olan, 6. yüzyıldan beri kullanılan şifalı sıcak sular; Atatürk'ün 1938'de ilk konuğu olduğu Termal Oteli ve bir çınar kesilmesin diye temeli kaydırılan Yürüyen Köşk ile ünlüdür.
Yalova, Marmara Denizi'nin güneydoğu kıyısında, Samanlı Dağları'nın eteklerinde kurulmuş, yüzölçümü bakımından Türkiye'nin 81 ili arasında en küçüğü olan; buna karşılık şifalı kaplıcaları, kivi ve ceviz bahçeleri, sahilleri ve İstanbul'a yakınlığıyla orantısız bir öneme sahip bir Marmara kentidir. Atatürk'ün 'benim kentim' diyerek adeta yazlık başkent ilan ettiği, Termal'deki Yürüyen Köşk'ün, 600 yıllık Çınaraltı'nın ve Kadıköy'ün Rum mimarili tarihî evlerinin şehri olan Yalova; bir yanda tersaneleriyle denizcilik sanayisine, öbür yanda seralarıyla süs bitkisi ve kivi üretimine, bir başka yanda ise İDO feribotlarıyla İstanbul-Bursa aksının en hızlı geçiş noktalarından birine ev sahipliği yapar. 1995'te il statüsü kazanan, ama kökleri MÖ 2000'lere, Bitinya ve Pythia Therma kaplıcalarına uzanan bu küçük ve şirin kent; sağlık turizmi, tarım ve deniz kültürünün iç içe geçtiği, sakin ama hareketli bir yaşam sunar.
Yalova yöresindeki yerleşim izleri Neolitik Çağ'a (MÖ 8000-5500) kadar uzanır; Samanlı Dağları'nın antik adı olan Arganthonios, bölgenin Hitit dönemine kadar giden bir geçmişe sahip olduğunu gösterir. Antik Çağ'da Bitinya Krallığı topraklarında yer alan kent, kaplıcalarıyla 'Pythia Therma' adıyla Roma ve Bizans döneminde ünlenmiş; imparatorluk saray çevrelerinin gözde sayfiye ve şifa merkezi olmuştur. 27 Temmuz 1302'de Hersek-Yalakdere hattında Osman Gazi'nin birlikleriyle Bizans arasında yaşanan Bafeus (Koyunhisar) Muharebesi, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri olarak bölgeyi Türk hakimiyetine açmıştır. Osmanlı döneminde Yalakabad/Yalakova adlarıyla anılan kent, 1867'de Bursa'ya, 1901'de İzmit Sancağı'na bağlanmış; I. Dünya Savaşı sonrası Yunan işgaline uğrayan Yalova, 19 Temmuz 1921'de kurtarılmıştır. Atatürk'ün 19 Ağustos 1929'daki ilk ziyaretiyle kentin kaderi değişmiş; Termal'de inşa edilen ve bir çınar ağacı kesilmesin diye temeli kaydırılan 'Yürüyen Köşk' bu dönemden kalmadır. 1930'da İstanbul'a bağlanan Yalova, 5 Haziran 1995 tarihli kararnameyle Türkiye'nin 77. ili olmuş; 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden ağır hasar görse de hızla yeniden inşa edilerek bugünkü modern kimliğine kavuşmuştur.
Yüzölçümü 847 km² (Türkiye'nin en küçük yüzölçümlü ili)
Rakım ≈ 25 m (kıyı kesimi); iç kesimlerde Samanlı Dağları 500-800 m'ye ulaşır
İklim Marmara (geçiş) iklimi — yazlar sıcak ve nemli, kışlar ılık ve yağışlı; deniz etkisiyle yumuşayan, Karadeniz ve Akdeniz iklimleri arası bir karakter taşır.
Yıllık Yağış ≈ 800 mm
Toplam 311.635 (TÜİK 2025)
Yoğunluk ≈ 368 kişi/km²
Plaka 77
Alan Kodu 0226
İlçe Sayısı 6
Merkez İlçeler Merkez, Çiftlikköy, Çınarcık
Antik Pythia Therma'nın devamı olan, 6. yüzyıldan beri kullanılan şifalı sıcak sular; Atatürk'ün 1938'de ilk konuğu olduğu Termal Oteli ve bir çınar kesilmesin diye temeli kaydırılan Yürüyen Köşk ile ünlüdür.
600 yılı aşkın yaşındaki dev çınar ağacının gölgesinde kurulan, kent merkezinin tarihî buluşma ve dinlenme meydanı.
Rum mimarisi taş evleri, dar sokakları ve tarihî dokusuyla korunan, Yalova'nın en gözde tatil ve gastronomi köylerinden biri.
Roma dönemine ait bir su mimarisi yapısı olarak inşa edilip Bizans döneminde kiliseye dönüştürülen, antik Pylai kentinin izlerini taşıyan tarihî kalıntı.
Atatürk'ün kurdurduğu tarım işletmesinin mirası ve içinde binlerce bitki türü barındıran, doğa yürüyüşüne elverişli botanik alan.
Bafeus Muharebesi'nin yaşandığı tarihî kıyı; bugün kuş gözlemciliği alanı ve İzmit Körfezi'ni Yalova'ya bağlayan feribot güzergâhının başlangıç noktası.
İskele çevresinde yenilenen, kafeleri, yürüyüş yolu ve İDO iskelesiyle şehrin modern buluşma noktası.
Türkiye'nin önde gelen yat ve tekne üretim merkezlerinden biri; ihracat odaklı onlarca tersaneyi barındıran özel sanayi bölgesi.
Türkiye kivi üretiminin büyük bölümünü karşılayan, ceviz, zeytin ve süs bitkisi (fide-fidan) üretiminde ülke çapında öne çıkan bir tarım merkezidir.
Altınova tersaneler bölgesiyle yat ve tekne imalatında, ayrıca kimya, kâğıt ve otomotiv yan sanayisinde bölgesel bir üretim üssüdür.
Termal kaplıcaları, oteller ve İstanbul-Bursa arasındaki konumu sayesinde sağlık, kongre ve hafta sonu turizminde güçlü bir çekim merkezidir.
Genel Görünüm
Yalova'nın nüfus yoğunluğu km² başına 394,9 kişi ile incelenen iller arasında en yüksek değerlerden biri; nüfus artış hızı binde +12,1 ile güçlü bir büyüme gösteriyor. İlde 18.426 yabancı uyruklu yaşıyor — nüfusun %5,91'i, incelenen iller arasında en yüksek yabancı nüfus oranlarından biri. İlde toplamda 28.617 yurtdışı doğumlu kişi yaşamaktadır.
Göç Dengesi
Yalova, diğer illerden 18.466 kişi alırken 12.007 kişi vermiş. Uluslararası göçte 2.255 kişi alırken 4.131 kişi vermiş. il, iç göçte net +6.459 kişilik güçlü bir kazanç sağlıyor — Marmara'nın İstanbul ve Bursa'ya yakın sahil ili olma özelliğini yansıtıyor. Uluslararası göçte ise net -1.876 kişilik bir açık var. +782 kişilik doğal nüfus artışıyla birlikte Yalova'nın büyümesinin ana kaynağı iç göç fazlası.
Hanehalkı ve Eğitim
Yalova'nın 104.124 hanehalkı bulunuyor, ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,9 kişi. Hanelerin 25.031 tanesi tek kişilik. Yükseköğrenimli nüfus (lisans + yüksek lisans/doktora) toplamda 57.661 kişi ile toplam nüfusun %18.5'ini oluşturur. 4.097 kişi okuma-yazma bilmemektedir.
Hayati İstatistikler
Yalova'nın toplam doğurganlık hızı 1,4'dir. Evlenme sayısı 1.968 iken boşanma sayısı 691'dir — her 100 evliliğe karşılık yaklaşık 35 boşanma. İlk evlenme yaşı erkeklerde 29,3, kadınlarda 26,6'dir.
İsim İstatistikleri
Yalova'da bebeklere en çok verilen isimler Alparslan (erkek) ve Defne (kız) iken; ildeki tüm nüfus içinde en yaygın isimler Mehmet ve Fatma'dir.
Kaynak: TÜİK, İl Bilgi Kartı (2025) — Demografik Göstergeler.
Bu rehber, gazeteler.info.tr ekibi tarafından hazırlanmıştır.